Bugün sadece saçmalamak istiyorum. .
Canım sıkıldı, tvde kanalları gezerken Cüneyt Arkının filmlerinden birine rastgeldim... Keyiflendim, Çünkü müge anlı tarzı programlar yüzünden tvmi kapatmıcaktım. .
Müge Anlının programından bile mantıklı geliyor bana 70li yıllardan kalan filmler..
Sanki kendi dertlerim yetmiyor, birde onu üstüne katıyorum... Piyangodan dert üretiyorum kendime.. O kişi neden öyle kötü şeyler yapmış hiç mi vicdanı yok, cezalar neden caydırıcı değil, sallandırmak çözüm mü vs. vs...
Bence cezalar caydırıcı değil, yasalar suçlunun yanında.. Adam hırsızlık yapacak, senin malını çalacak, sonra sen döveceksin sinirlenip.. Adam o kadar pişkin ki hastaneye gidip rapor alacak, polise gidip şikayette bulunacak.. Ve seni içeri tıkacaklar.. [yaşanmış olaydır en yakınım tarafından]
Birde adam orada üzüntüsünden geberecekken sunucuların reyting amacıyla saçmasalak sorular sorduğunu görünce kanalı kökünden kapattırasım geliyor..Hatta olayların gerçek olduğuna bile inanmam, şahsiyetler tiyatrocu, mevzu ise senaryo..Bence böyle.
En iyisi izlememek.. Biz izlemeyince reyting düşer, onlarda kendilerine milletin dertlerini çözmeyi görev edinmeyi bırakırlar böylece..
Neyse Cüneyt Arkının filmine geri dönelim biz..
Elindeki elmaya gözüm çarpıyor.. Canım mı istedi artık herneyse :Pp Soyulmuş, tahminimce kabuğu yeşil bi elma.. Alaycı duruşuyla düşmanların karşısında rahatça yiyor.. Sonra kamera açı değiştiryor, anaa elma birden soyulmamışa dönüyor.. Kırmızı bir elma.. Bi güldüm, bi güldümm :)
Birde hani bir kılıç darbesiyle 10dan fazla kişiyi öldürüyor ya Malkoçoğlu, bazılarıda alay geçer bu durumla.. Ama Arkın'ın şu sözü beni çok etkilemişti: "Matrixteki adamda aynı şekilde öldürüyor, onda hiç bir durum yok, ama biz öldürünce komik oluyor" demişti. Yanlış hatırlamıyorsam Süheyl ile Behzat Uygurun bir programında söylemişti bunları. .
Öyle işte.. .
Nietzsche ağladığında adlı kitapta şöyle güzel bir paragraf var; paylaşayım. .
"Bir gün yanımdan bir serçe geçti ve. . . Ben bir kartal gördüğümü sandım.. Şimdi bütün dünya bana ne kadar yanıldığımı göstermekle meşgul.."
Şubat 08, 2010
Şubat 01, 2010
acı yarış. .
Şunu yazdım, bunu yazdım, öyle olduu 'aaaaaaaaaa, hadi canım şaka gibi', şöyle döndüm şöyle oldu, aşağı baktım ama yukardaymışım, kendimi attığımı hissediyordum ama hepsi bir rüyaymış vıdı vıdı vıdıııı..
Ama ben hiç bir şeyden bahsetmek istemiyorum.. hemde hiç birşeyden..
Aklım ve kalbim şuanda öyle bir yarış içerisindelerki, ikiside birbirini geçmeye çalışıyor.. Bitiş çizgisine varmak istiyorlar fakat aynı sonuca ulaşamayacaklar, birbirlerine zıt hareket ediyorlar.. farklı kulvardalar.. Birde üstüne üstük diğeri öbürünü bu yarışta istemiyor, atmaya çalışıyor..
Ama ikiside bu yarışın içerisinde olmak zorunda.. Birbirlerini istmedikleri halde birbirlerine mecburlar.. Yoksa yarım, sakat, biçare bir şekilde dolaşacaklar kazansalar bile..
Yada bu yarış acı bir şekilde son bulacak. .
Ama ben hiç bir şeyden bahsetmek istemiyorum.. hemde hiç birşeyden..
Aklım ve kalbim şuanda öyle bir yarış içerisindelerki, ikiside birbirini geçmeye çalışıyor.. Bitiş çizgisine varmak istiyorlar fakat aynı sonuca ulaşamayacaklar, birbirlerine zıt hareket ediyorlar.. farklı kulvardalar.. Birde üstüne üstük diğeri öbürünü bu yarışta istemiyor, atmaya çalışıyor..
Ama ikiside bu yarışın içerisinde olmak zorunda.. Birbirlerini istmedikleri halde birbirlerine mecburlar.. Yoksa yarım, sakat, biçare bir şekilde dolaşacaklar kazansalar bile..
Yada bu yarış acı bir şekilde son bulacak. .
Ocak 28, 2010
kısa kısa öylesine
Fatmanın nenesinin dediği gibi;
Bazılarına gereğinden fazla değer verince yağmur yemiş eşşek boku gibi şişiyorlar...
Nede güzel söylemişsin nenem..
**
Birde blogumu yakında ebem bile öğrenecek, rahat yazamıyorum yaa.. Msnin bildirimler köşesinden kaldırsam iyi olacak..
**
Aslında herkesin penceresine kuş konması ne kadar güzel birşey.. Bizim pencere evrim mi geçirdi ne?? Çikolata konuyor bizim pencereye.. İyiki yani bi canımız istiyor dedik.. Pencerene bak deniyor, kalkıp bakıyorum.. Çikolataa :)) Bende süpriz yumurtadan oyuncak çıkmış gibi seviniyorum.. Teşekkürler bırakana..
**
Geçende ne düşündüm biliyor musun?? Şimdi ben her yıl başı gecesi yada ne bileyim doğum günümde "artık benim için herşey farklı olacak, her şey istediğim gibi olacak, plan dahilinde ve mükemmel olacak"diye düşünüyorum..Mükemmel bir hayat için kendimi programlıyorum..
Sonra bi bakıyorum kötü bişey oluyor, üzülüyorum..
Rakibini ölçmeden, tartmadan, onun gücünü görmezden gelerek savaşmak ne kötü..Yani illa ben öle düşündüm diye hayatım mükemmel mi geçecek ?? Hayat bana bu kıyağı geçecek mi?? Tabikide hayır.
Kendimi o mükemmeliyete hazırlamak yerine, hayatımı yanlışlarıyla sevmeye adasam daha mükemmel olmaz mı ?? Bence bu daha mantıklı diğerinden..
Bilinçaltıda aptalmış, acı gerçek bu işte..(ben demiyorum Prof. Nevzat Tarhan diyor) Ne söylersen hemen inanıyor saf.. Ben hemen kendime öyle telkinlerde bulununca garibimde inanıyor hemen.. Ama siz ona aptal deseniz onada inanır, bence hiç bişey demeyinde inanmasın aptal olduğuna..
**
Komiksin..
Evet hemde en komiği sensin.. Uzak dur dediğin halde buraya isimsiz yorumlar bırakarak, hala uzak durmadığın için komiksin..
foto çekmeyi becerebilsem bir fotolarınızı almıcam..
Bazılarına gereğinden fazla değer verince yağmur yemiş eşşek boku gibi şişiyorlar...
Nede güzel söylemişsin nenem..
**
Birde blogumu yakında ebem bile öğrenecek, rahat yazamıyorum yaa.. Msnin bildirimler köşesinden kaldırsam iyi olacak..
**
Aslında herkesin penceresine kuş konması ne kadar güzel birşey.. Bizim pencere evrim mi geçirdi ne?? Çikolata konuyor bizim pencereye.. İyiki yani bi canımız istiyor dedik.. Pencerene bak deniyor, kalkıp bakıyorum.. Çikolataa :)) Bende süpriz yumurtadan oyuncak çıkmış gibi seviniyorum.. Teşekkürler bırakana..
**
Geçende ne düşündüm biliyor musun?? Şimdi ben her yıl başı gecesi yada ne bileyim doğum günümde "artık benim için herşey farklı olacak, her şey istediğim gibi olacak, plan dahilinde ve mükemmel olacak"diye düşünüyorum..Mükemmel bir hayat için kendimi programlıyorum..Rakibini ölçmeden, tartmadan, onun gücünü görmezden gelerek savaşmak ne kötü..Yani illa ben öle düşündüm diye hayatım mükemmel mi geçecek ?? Hayat bana bu kıyağı geçecek mi?? Tabikide hayır.
Kendimi o mükemmeliyete hazırlamak yerine, hayatımı yanlışlarıyla sevmeye adasam daha mükemmel olmaz mı ?? Bence bu daha mantıklı diğerinden..
Bilinçaltıda aptalmış, acı gerçek bu işte..(ben demiyorum Prof. Nevzat Tarhan diyor) Ne söylersen hemen inanıyor saf.. Ben hemen kendime öyle telkinlerde bulununca garibimde inanıyor hemen.. Ama siz ona aptal deseniz onada inanır, bence hiç bişey demeyinde inanmasın aptal olduğuna..
**
Komiksin..
Evet hemde en komiği sensin.. Uzak dur dediğin halde buraya isimsiz yorumlar bırakarak, hala uzak durmadığın için komiksin..
foto çekmeyi becerebilsem bir fotolarınızı almıcam..
Ocak 23, 2010
içimde kalmasın yazıyorum..
Bu yazmak denilen şey hakikaten zor bir şeymiş yaa.. Bugün gazete sayfalarındaki köşe yazarlarına hayran hayran baktım.. " ulen ben haftada 1 konu zor buluyorum siz 2den fazla yazı yazıyorsunuz, hatta bununlada kalmayıp birde dergide yazı yazıyorsunuz" dedim.. Bence o yazarlar kesinlikle bu işin pratiğini bulmuşlardırda bize söylemiyorlardır.. evet evet kesin böyle.. cimriler mi ne :Pp
Eğer bu düşüncemi yazamazsam içimda kalcak.. Kalmasın, yazık bana :P
Şimdi ben geçenlerde bir video izledim.. Sanırım fox tvnin haberi.. İşte güzel kızları yakalayıp sorular soruyorlar..Hatta onlara tikky mi ne deniyormuş...
Seçim zamanı olması lazım, çünkü kızın birine "Yaşar Büyükanıtı tanıyor musunuz" diye soruyor, kız "yok ben ona kesinlikle oy vermicem" diyor..Şöyle bi düşündüm, evet zaten veremeyecek askerler parti kuramaz , kız aslında doğru bişey söylemiş :Pp
Başka birine Recep Tayyip Erdoğanı tanıyor musunuz diye soruyor spiker, kız; bu konu hakkında konuşmak istemediğini söylüyor {tanımıyordu çünkü}.. Bunu izlerken yanımda kardeşim vardı, daha 7. sınıf, 'yok abla yaa yalan haberdir bu' diyor..Çünkü kardeşimde hayret ediyor, bir insan nasıl başbakanını tanımaz ?!
Birde birine bir bakanı soruyor bilemiyor, ama Bülent Ersoy kimle evlendi deyince kız yapıştırıyor cevabı "armağan değilmiydi yaa, popstar armağan" bu bir kenarda kalsın şimdi..
Seçim zamanı bi ip meselesi vardı..Başka iplerle karışmasın bu :Pp Bir parti oy pusulasında kendi partilerinin adının geçtiği yere kadar bir ip dağıtıyormuş.. Okuma yazma bilemeyen vatandaşlar böylece rahatça oy kullanabilecekmiş.. Ne kadar kızmıştım o zaman, insanların cahilliklerinden faydalanıp kendisine rant sağlamaya çalışan partiye.. Gerçi şimdi kapatıldı :Pp
Düşündümde iki tarafından birbirinden farkı yok.. Alt tarafı biri sadece okuma biliyor ama sadece biliyor..Daha başbakanını bile tanımayan biri elbette başklarının yönlendirdiği partiye oy verecek ama sadece ipsiz..
Hani o okuma yazma bilmeyen kişi yanına yaklaşsa kıyafetine baksa, şöyle bir burun kıvırır ama bilmiyorki eşeğe altın semer giydirsen eşek yine eşektir..
Cem yılmaz çok haklı,eğitim şart cidden yaa..
{Ya bugün bize annemin misafirleri geldi, siyasetten filan konuştular.. Tabi ben şaşkın gözlerle onları izlerken kendimi blogumda böyle yazı yazarken buldum:P }
(foto)
Eğer bu düşüncemi yazamazsam içimda kalcak.. Kalmasın, yazık bana :P
Şimdi ben geçenlerde bir video izledim.. Sanırım fox tvnin haberi.. İşte güzel kızları yakalayıp sorular soruyorlar..Hatta onlara tikky mi ne deniyormuş...
Seçim zamanı olması lazım, çünkü kızın birine "Yaşar Büyükanıtı tanıyor musunuz" diye soruyor, kız "yok ben ona kesinlikle oy vermicem" diyor..Şöyle bi düşündüm, evet zaten veremeyecek askerler parti kuramaz , kız aslında doğru bişey söylemiş :Pp
Başka birine Recep Tayyip Erdoğanı tanıyor musunuz diye soruyor spiker, kız; bu konu hakkında konuşmak istemediğini söylüyor {tanımıyordu çünkü}.. Bunu izlerken yanımda kardeşim vardı, daha 7. sınıf, 'yok abla yaa yalan haberdir bu' diyor..Çünkü kardeşimde hayret ediyor, bir insan nasıl başbakanını tanımaz ?!
Birde birine bir bakanı soruyor bilemiyor, ama Bülent Ersoy kimle evlendi deyince kız yapıştırıyor cevabı "armağan değilmiydi yaa, popstar armağan" bu bir kenarda kalsın şimdi..
Seçim zamanı bi ip meselesi vardı..Başka iplerle karışmasın bu :Pp Bir parti oy pusulasında kendi partilerinin adının geçtiği yere kadar bir ip dağıtıyormuş.. Okuma yazma bilemeyen vatandaşlar böylece rahatça oy kullanabilecekmiş.. Ne kadar kızmıştım o zaman, insanların cahilliklerinden faydalanıp kendisine rant sağlamaya çalışan partiye.. Gerçi şimdi kapatıldı :Pp
Düşündümde iki tarafından birbirinden farkı yok.. Alt tarafı biri sadece okuma biliyor ama sadece biliyor..Daha başbakanını bile tanımayan biri elbette başklarının yönlendirdiği partiye oy verecek ama sadece ipsiz..
Hani o okuma yazma bilmeyen kişi yanına yaklaşsa kıyafetine baksa, şöyle bir burun kıvırır ama bilmiyorki eşeğe altın semer giydirsen eşek yine eşektir..
Cem yılmaz çok haklı,eğitim şart cidden yaa..
{Ya bugün bize annemin misafirleri geldi, siyasetten filan konuştular.. Tabi ben şaşkın gözlerle onları izlerken kendimi blogumda böyle yazı yazarken buldum:P }
(foto)
Ocak 19, 2010
'bir not' hakkında açıklama..
Öğrenciyken geçen sene oturduğumuz ev bayağı bir eskiydi.. Kiracı zaten parayı geciktirdin mi kapıya hemen dayanmasını bilir fakat evde bir sorun var mı yokmu diye sormaya gelmez..Hayatımda kiracımızı zaten bir kez gördüm..Ama Allah var o evin yeri bayağı iyidi, tam merkezde, manzara süper.. Neyse..
Kpss sonuçlarının açıkladığı günün ertesi günü..
Bir elimde anahtar, bir elimde kapının kulpu kapıyı açmaya çalışıyorum.. Tam anahtarı çevirirken kapıyı kendine doğru çekip, anahtarı çevirdikten sonra kapıyı itmen lazım.. Bizim asırlık kapının dili buydu çünkü.. O arada telefonum çaldı {numara kayıtlı değil} ve açtım..
Telefondaki kız; "siz sınava girmeden önce bana mesaj atmıştınız, dua edinde sınavım güzel geçsin diye.. Sınav sonuçlarıda açıklanmış ya merak ettim kaç aldınız ??"dedi.. ay bende bi seviniyorum, beni merak birileri merak etmişte, sınavımın sonucunu soruyormuşta.. Bende "80 aldım sınavdan, siz kimsiniz??" dedim.. Kız bana" boşverin benim kim olduğumu" dedi ..wuu gizli bir dost !!
Haydaa.. Bu ne şimdi dedim kendime.. Hem soruyor, hemde kim olduğunu söylemiyor.. İyi günler diyip telefonu kapatıyor sonra..
Kapıyı kapatıyorum, biraz düşünüyorum, sonra bizim jeton düşünüyor.. Zaten huyumdur bu, olay anında asla parçaları birleştiremem.. Düşünecem, tartacam ve gerçeği bulacam..
Sınav öncesi güne gidiyorum.. Ben tek tek herkese mesaj yollamaya üşenirim, bir listem vardır, bir tıkla herkese mesaj gider.. Öyle yapmıştım o günde, yani o kayıtlı olmayan numaraya mesajın gitmesinin imkanı yok.Kızın sesini bile tanımıyorum.. Kim olduğunu buluyorum sonra..
Bazı insanlar vardır, insanların arkasından konuşurken cesaretlenebilen, adeta aslan kesilen; ama hadi karşıma çık, gel konuşalım dediğinde erkek arkadaşlarını bir köpek gibi üzerine salan tipler vardır. İşte oda bu tipti.. Meraktan çatlıyordu, biliyordum..
Bende hemen mesaj çektim, cesaretli ol birazda karşıma çık diye :Pp
Şimdi tüm bunları neden anlattığımı merak ediyorsunuz değil mi?? Hani blogumun köşesinde "bir not" başlıklı kısa bir not varya.. Ben onları hayatımdan çıkardım ama hala hayatımın çevresinde dolaşan insanlar için yazılmıştır o not ;) Yani buraya bakıpta farklı kişiler üzerlerine alınmasınlar diye :)
Bazı kişi yada kişiler aklıma gelince sinirlenebiliyorum, belki buda ayrı bir posta :)) {bu arada post kelimesine iyice alıştım, türkçe kullanmam lazım}
edittt.. bak yine ingilizce..
düzeltme;
Bazı kişi yada kişiler aklıma gelince sinirlenebiliyorum, belki buda ayrı bir yazıya ;)
Kpss sonuçlarının açıkladığı günün ertesi günü..
Bir elimde anahtar, bir elimde kapının kulpu kapıyı açmaya çalışıyorum.. Tam anahtarı çevirirken kapıyı kendine doğru çekip, anahtarı çevirdikten sonra kapıyı itmen lazım.. Bizim asırlık kapının dili buydu çünkü.. O arada telefonum çaldı {numara kayıtlı değil} ve açtım..
Telefondaki kız; "siz sınava girmeden önce bana mesaj atmıştınız, dua edinde sınavım güzel geçsin diye.. Sınav sonuçlarıda açıklanmış ya merak ettim kaç aldınız ??"dedi.. ay bende bi seviniyorum, beni merak birileri merak etmişte, sınavımın sonucunu soruyormuşta.. Bende "80 aldım sınavdan, siz kimsiniz??" dedim.. Kız bana" boşverin benim kim olduğumu" dedi ..wuu gizli bir dost !!
Haydaa.. Bu ne şimdi dedim kendime.. Hem soruyor, hemde kim olduğunu söylemiyor.. İyi günler diyip telefonu kapatıyor sonra..
Kapıyı kapatıyorum, biraz düşünüyorum, sonra bizim jeton düşünüyor.. Zaten huyumdur bu, olay anında asla parçaları birleştiremem.. Düşünecem, tartacam ve gerçeği bulacam..
Sınav öncesi güne gidiyorum.. Ben tek tek herkese mesaj yollamaya üşenirim, bir listem vardır, bir tıkla herkese mesaj gider.. Öyle yapmıştım o günde, yani o kayıtlı olmayan numaraya mesajın gitmesinin imkanı yok.Kızın sesini bile tanımıyorum.. Kim olduğunu buluyorum sonra..
Bazı insanlar vardır, insanların arkasından konuşurken cesaretlenebilen, adeta aslan kesilen; ama hadi karşıma çık, gel konuşalım dediğinde erkek arkadaşlarını bir köpek gibi üzerine salan tipler vardır. İşte oda bu tipti.. Meraktan çatlıyordu, biliyordum..
Bende hemen mesaj çektim, cesaretli ol birazda karşıma çık diye :Pp
Şimdi tüm bunları neden anlattığımı merak ediyorsunuz değil mi?? Hani blogumun köşesinde "bir not" başlıklı kısa bir not varya.. Ben onları hayatımdan çıkardım ama hala hayatımın çevresinde dolaşan insanlar için yazılmıştır o not ;) Yani buraya bakıpta farklı kişiler üzerlerine alınmasınlar diye :)
Bazı kişi yada kişiler aklıma gelince sinirlenebiliyorum, belki buda ayrı bir posta :)) {bu arada post kelimesine iyice alıştım, türkçe kullanmam lazım}
edittt.. bak yine ingilizce..
düzeltme;
Bazı kişi yada kişiler aklıma gelince sinirlenebiliyorum, belki buda ayrı bir yazıya ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

